-
nadide
Anı ile hatıra aynı anlama mı gelir diye düşünmeye başladım birdenbire.Bunu biraz sorgularken bende uyandırdıklarıysa,birbirinden farklı oldukları yönünde hislerimdi.Hatıra dediğim sanki bana daha duygulu izler taşıyor,anı ise bir olayı yaşadığım zamana dair dümdüz bir hafıza yoklaması gibiydi.İkisinin de sözlükteki yerlerine baktığımda andaç,yadigar,anmalık,bellekte saklanan şeklinde karşılıklarına rastladım.Oysa zihnimdeki yerleri hala ayrı hissiyatta.Bu kelimelerin yapılarını ve kökenlerini…
-
—en baştan
/Bu sefer farklı, uzaklardan geliyor./ Kapıldığı yakarış onu birdenbire düşmeye zorluyor. İstediği yerden kıvrılamayan sözlerse, ayağındaki inciden kopup kayıyor. Sevimsiz bir çağrıdan nasibini almış elleri, heyecandan dilde tutuklu kalıyor. Bugün sayıyla arttırdığı adımlar, yağmurdan farklı bir vakte varıyor. Kendince avunduğu sessiz meşgale, günden güne, dört nala giden heybetli bir ata benziyor.
-
yine yazdıkça
Doğru yerlere doğru şeyler sunabilmenin endişesiyle dizlerimi kanatmış hissederken,olduğum yerde doğrulma isteği bana -içimden şiddetle kızdığım kendime- aslında henüz hiçbir yöne devrilmediğimi, düşmekten kaçındıkça büyüttüğüm çabanın karışıklığından takılıp daha çok tökezlediğimi ve eğer bu direnişi sürdürürsem daha yolun sonuna bile varmadan yürümeyi unutacak kadar yıkılıp,erkenden oyunu bitireceğimi söyledi. Sanki becerilerim,zihnimin kurallarına uygun olmalıydı ve bu…
-
şeritler
Kimsenin dikkatini çekmeyen sarı şeritler,zemini süslediklerinden beri belli bir yöne doğru kıvrılmayı çok sevdiler.Hafif kalkık kenarlarını eskitmeyi seçen ayak izleri,ortamın gürültüsünde günden güne yalnızlaşıyordu.Birer birer,sırasız ve dikkatsiz ilerleyen aceleci kişiler,oldukça büyük bir binanın o gün için en göze çarpan katındaydı.Her birinin ayrı bir hedefi olduğu gözlerinden anlaşılan bu bedenleri,sayısı bilinmez bir kümenin yorgun elemanları olarak…
