Kelimelerin gücünü yerinde kullanabilmeyi;sözlerimi hiçbir engele karıştırmadan ve onları almak istedikleri yolda tüm buğulardan uzak tutarak ilerletebilmeyi dilerdim.Son günlerde içinden çıkamadığım hayatı sorgulama biçimimi daha derinden hissettirmek isterdim mesela.Yalnızlığa gömülü duvarlarımızın arasında,içimin çırpınan düşüncelerini ya da kendimi hedef aldığım başkaldırışlarımı tereddütsüzce ifade edebilmeyi temenni ederdim.Birçok tehlikenin,hastalığın veya sıkıntının çetin savaşını zorluklarla taşıyan çileli dünyanın içinde,bir odanın ortasına yerleştirilen ve sonsuz güzellikleri düşünebilme yetisiyle bezenmiş ruhum için sunmam gereken şükrümü kusurlara dokundurmadan büyütmeyi dilerdim.
Sorguluyoruz günlerdir.Amaçları,hevesleri,acıyı ve sabrı.Durdurulmuş sayılan bazı döngülerden uzak kalarak muhakeme ediyoruz hayatı.Meşguliyetlerle anlam biçiyoruz
boşluklara,kapılıp gittiğimiz eski koşuşturmanın molasında görüyoruz birbirimizi.Biraz dinlenip,gerçekliği idrak etmenin kıyısına yanaşmışken,lezzetsiz ve sönük uğraşların yer aldığı anılara hasret duyduğumuz oluyor.Geçip gidecek olan bu günleri anlamlı kılabilmenin çabasından ziyade, şikayetçilikte ısrarcı kalbimizin esiri oluyoruz. Farkındalıkların çoğalmasına gayret etmek yerine ağırlaşan zamana silik bir mazi bırakıyoruz.Yücelttiğimiz onca olgunun hiçliğini gözlemleyip,faydalı işin ve tadabildiğimiz huzurun gücünü duyuyoruz kulaklarımızda.Her günün biricikliğini yakından tanıyor,seyrine düştüğümüz Güneş’in dansını daha sık anıyor gönlümüz.Birilerinin varlığını sevgiyle anımsıyor,zihnimizin derinliklerine ehemmiyetli öğretiler bırakıyoruz.Hatırlanacak dolu anlarımız,içten kavradığımız bir masalımız ve başarıyla atlattığımız bir sınavımız kalsın yarına.İhtişamlı ışıkların altından,sükutla gülümseyebilelim..
Acizliğimizin gölgesinde yoğrulmaya devam ederken;içimize,benliğimize,yüreğimize,yuvamıza ya da düşümüze döndürüldüğümüz bu -özel- zamanın bizi bereketlendirmesine
talibim.
yedi nisan
Şuna bir yanıt: “yedi nisan”
-
Ömrün bitip,onların bitmeyeceği iki olgu. Olması gereken yerde dilden dökülemeyen cümleler…. Bir diğeri, sorgulama, o senin soluğunu keser de sen onun önünü kesemezsin. Burdan bakınca sanki biz karmaşa yaratıyor gibiyiz. Sonra bu kargaşaya dönüşüyor,biz şuradan bir yalnız başımıza ayrılalım derken,yalnızlığı sarıyoruz bu kez kendimize… vs!

Yorum bırakın