buğu

Kendini tanımanın ve kendinde var olmanın büyük önemini omuzlarına yüklerken;dışarıdan beslenmeye alışmış bedenlere kıyasla,içine düşmenin onarıcı etkisini avuçlarına alıyorsun.
İyi ve güzel sayılan tüm yönlerinle kendini sevip büyütürken;yaşantına çile katan ve biran önce arınmaya can attığın o kömür rengi duygular ile ağır kokulu huylardan kurtulmaya niyet etmiş görünüyorsun keşkeyi bırakıp çoktan.
Bütünüyle hepsi sensin.Kaçmaya çalıştığın tüm karanlık ağrılar geçmişin izi ve buğulu görülen yansımalarda bütün tozlu tepkiler günlerdir senindi.Keşfettikçe yol aldın içten içe değerli hazineye,okumaya çalıştıkça öğrendin gerçek anlamda kendi sesini.
Sanki mutluluğu oynayan çocuklar senin dışında ve gülümseyen çiçekler senden çok uzakta sanıp yanıldın bazen yığılıp kalınca.Gözlerinle karanlığa bakmaya çalıştıkça yoruldun kendi enkazının altında;unuttun kıymetli çözümü,kapıldın seni oyalayan yalana.
Sana yapışan pek çok iz birilerinin kazınmamış kalıntısı ve seni boğan keskin acılar diğerlerinden sinmiş hiddetli bir yanıktı.
Şimdi,
Onarmak istediğin dikenli her olguyu farkında oluşuna memnun,kendinden kaçmadığın bütün törpülenesi özellikler için umutlusun.
Yağmurlu bir havada,kaygıda ya da hatada,odada veya sokakta,hüzün ile kederde,sevinçli tüm günlerde,iyide ve kötüde,
içine düştüğün ölçüde,
sen sensin üzülme.

Yorum bırakın