O da bilmiyordu.Zıttı mümkün olsa günah keçisi olmayı kendi direnciyle kırar,etraflıca düşünmeyi eskilerden beri yanında taşımazdı.Hayretli bakışları,çoktandır içinde yer aldığı hikayenin dışına çıkmaya küçük bir temsilken,anlatmaya çalıştığı mesele aldığı kararların ardından iradesizliğinde ona boyun eğdiriyordu.Söz vermişti.Kendine kendinden daha büyük sözler vermişti.Edindiği tüm yüce çıkarımlardan dirayetle,geçmişine yenik saydığı benliğine acı çektirmeyi durduracak;azmettiği teslim oluşu görkemli perdelerin arasından heybesine yüklemeyi seçecekti.
O da bilmiyordu.İnsanın önüne açtığı yolların yalnız ve yalnız kendisiyle alakalı olmadığını anlayıp okusa,ezip durmaz ya da susturup canını yakmazdı içindeki çocuğun şimdi.Düşündükleriyle yoğruldu geceler boyu zihninin bekçiliğine.Topladığını sanıp avunsa da cebi delik yanıyla,uslanmayı ilke edinişine hiçkimse ses çıkarmamıştı.Kontrol etti.Mektuplarını her zamankinden de tez göndermeyi başarmak için saatini sık sık kontrol etti.Kabullenişi kolay sayılmayan bütün duygularına kucak açmayı ve açarken de çok sevmeyi istedi dileğini.
O da bilmiyordu.Öyle görülmese ağlamayı hep dert sanmaz;ruhunu buladığı şarkıların dinginliğinde şiirler yazar,yitiklik sandığı deneyimleri biriktirmeyi en çok onun gibiler beğenirdi.Ağaçların arasında vaktini tutmaya çalışmadan yürür,satırlar peşinde kendini gizlemeye ince bir edayla devam ederdi.Sezgilerinin sır kalışına yeniden gayret eder,gizemini paylaştığı odaların misafirlerini titizlikle seçerdi.
O da bilmiyordu,
Öğrendi.

Yorum bırakın