Pek çok şehir,sayısız insan,defalarca denk gelinmiş yollar,sesli caddeler,konumu sabit evler,dağlar ya da hayatlar.
Uğradığın yerlerde ortaya çıkan endamlı bir dürtü bazı farkındalıkları önüne başrol sunmuşken,yolculuğunu çevreleyen düşünceler zamanın kıyısından sana el sallıyor.
Rüzgar gülleri,on birinin de başı dönüyor.
Gözlediğin tonlar geçmişten daha ince,arkandan gelen sesler seni takipte.
Bazı cümleleri virgüllerle bölmüşken ağırlamaya başladığın ferahlık;varlığını hatırlatan başka hikayelere yüzünü dönebilmene öncülük eden hediye.
Değişimin kendi döngüsünde koşmaya ısrar ettiği şu günlerde,kızılı keskin bir öfke aynalardan belirdiğinde duraksıyor;alıştığın tüm ardışık oyunların dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu fısıldıyorsun zeminlere yansıyan gölgene.
Küçükken basamaklarını tek tek sayarak çıktığın merdivenlere günlerdir uğramadığını,herhangi bir bitki çayını dinginliğin komşuluğunda yudumlamayı epeydir istemediğini,yepyeni bir terimi ezberleyerek zihninin odalarına telaşsız ve endişesizce konuk etmediğini,okumadığını ya da koşmadığını anımsayıp bunlara benzer çokça eyleme tekrardan,kaldığın yerden ve özlemle kucak açmanın sevincinde;yolcu olmaya devam edensin.

Yorum bırakın