Hayatımıza giren haberlerin bize geliş önceliğini sıralayabilseydik nasıl bir dizilim yapmaya çalışırdık bilemiyorum.Belki kulağa korkunç gelenleri duymak istemeyeceğimiz için güzellik içeren ve bizleri sevindirecek olan olayları öne alır sıkıntı verenleri sona saklardık.Ya da ilk sıraya olumsuzları yerleştirip,bizi yaralı bir kimliğe sokacakları biran önce yaşayıp kurtulmak düşüncesiyle öncelikle soğuk havaları tatmayı isterdik.Öyle ya da böyle yaşardık bir şeyler.Yaşıyoruz da.Örüntüsünü belli kurallarla belirleyemediğin hayatına çeşitli gelişmeler katılıyor aniden.Gidişatını normal bulduğun bir düzenin ortasına birdenbire uğultulu sesler yerleşebiliyor.Karşılamasına alışkın olmadığın bir durumsa afallama sürecinin çemberinde buluyorsun kendini.Zikzaklı yaşamı kabullenmiş olsan da “kötüleri” hızlandırılmış bir şekilde atlatabilmeyi diliyorsun o an.Ürettiğin çözümlerin merhametine sığınırken geride bıraktığın -sırası savılan- güzelliklere geç kalınmış bir şükür sunuyorsun.Duyduğun çatırtının kalbini inletmesine izin vermemeye çalışarak yapabileceğinin en iyisini yapmaya başladığın adımlara koyuluyorsun.Bir duanın gücüne veya bir dostun sözüne daha da fazla sarılıyorsun.Her gelen dakikanın sana bambaşka bir his getirebileceğine hazırlıklı oluşunla,dengesini kurmaya çabalıyorsun tüm bakışlarının.Ve sen de yaşayınca anlıyorsun anlatılan tatsız solukları.Sonra zıttının varlığını çizdiğin bir resim,seni sıradaki habere uğurluyor yeniden.Durmadan tazelendiğini biliyorsun vaktinin kıyısında.Gelecek günlerin şeklini hiç bilmeden çiçekli kelimeler hayal ediyorsun yalnızca.Çünkü kasvetle beklenmez bilinmeyen.Yolda gelen her kimse,ağırlanacak.

Duygulu Melodi için bir cevap yazın Cevabı iptal et